03.06.2009
 
        favori ekle

Çıplak renkler

Çıplak renkler

Modacıların yeni siyah gözüyle baktıkları nude renkler, karmaşık renk kombinasyonlarından bunalan ruhumuza ilaç gibi geliyor! Çabasız, elegan ve çok seksi bu renklerle gösterişsiz bir şıklık yakalayabilirsiniz...

Bu kez özel efektlere ihtiyacımız, yok! Zaten yeterince karmaşık olan hayatımıza; şimdi huzur verici, sakinleştirici, hatta hafifletici bir görünüm ile kafa tutuyoruz. Yarı arızalı, bol cilalı, haşin ve sert rock şıklığı ile kışa 'elveda' dedikten sonra, tenin gücünü keşfettik. Giyinsek de algıda giyinik değiliz. İstiridye kabuğunun içinde gizlenen uçucu tonlar, topuklardaki ya da göğüs uçlarındaki hafif pembelik, dudaklardaki bej alacalık, karnın ekruya çalan gül rengi, yanakların utangaçlıkla kızarınca aldığı uçuk şeftali rengi dalgalanmalar bize vücudumuz aracılığı ile yol gösteriyor. Tenimizin sunduğu renkleri giymekten büyük keyif alıyoruz. Öyle ki; Burberry'nin bir serada poz veren yeşil kızları dahi Christopher Bailey aracılığı ile bu erotik renk fenomenini test etmeye başladılar. Miu Miu'nun sofistike kızları ise ten rengi giymeyi yoksulluk olarak nitelendirmiyor, tam tersi 'yeni lüks' olarak kabul ediyorlar artık. Klasik bir zafer bu! 80'li yılların asit renklerine, iktidarı hiçbir zaman elden bırakmayan siyaha ve beyaza alternatif gerçek bir yenilik. Üstelik havalı bir de ismi var; nüde...

Yumuşacık, sade, iddialı, klasik, modern, dilerseniz vintage görünümlü, dilerseniz çağdaş! Üzerimize gül ya da pudra tozu serpilmiş gibi sokaklara süzülüyor, özel kesimli nüde elbiselerimizin vücudumuzu çok iyi sardığını bildiğimiz için de kendimizden emin adımlarla ilerliyoruz.

ÇABASIZ SEKSAPEL
Nüde renklerin; kadınsı yanımızı kıskıvrak yakaladığı bir gerçek. Öyle ki; çabasız şıklığın hemen akabinde çabasız seksapel kavramının yerleşmesine neden oluşu da şaşırtıcı içeriğinden kaynaklanıyor. Zira söz konusu tonlarda ne pembenin genç kız utangaçlığı var ne de beyazın yıllar yılı empoze ettiği mutlak yalınlık. Bej, uçuk gülkurusu, şeftalimsi ekru, sarıya dönük pembe, mat bej pembe, fondöten tonları arasında gidip gelen söz konusu çıplak renkler; özellikle yetişkin kadınlar arasında 'yeni siyah' olarak nitelendiriliyor. Kılı kırk yaran ve çetrefilli kombinasyonlar yaratmayı şart koşan 80'ler, boho, rock, Afrika gibi temaların tersine, klasik, zamansız ve seksi bir yaklaşım sunuyorlar. Ancak nüde renklen taşımanın kolay olduğunu düşünmeyin! Vücut hatlarını ortaya koydukları için çok iyi kesimler, ten ile uyum sağlaması için kaliteli materyal kullanımı, usta bir makyaj, özgün bir simetri anlayışı ve bir iki kilo daha ekledikleri için incelik gerektiriyorlar. Buna ek olarak dekolte açılımına gitmek istediğinizde ise ışınız daha da zorlaşıyor, çünkü tende en ufak bir pürüze dahi izin vermiyorlar. Ancak diğer renklere nazaran dekolteyi çok daha doğal bir içerik ile sundukları için çabasız seksapele bir kez daha bütünüyle hizmet ediyorlar.

Nüde renklerin getirdiği ünlü ressamların elinden çıkmış izlenimi uyandıran duru seksapellik uzun süredir özlemini duyduğumuz bir açığı da kapamış oluyor. Derek Lam; "Nüde renkleri nezaket ile özdeşleştiriyorum" diyor ve ekliyor; "Beraberinde klasik filmlerdeki o zarif giyim tarzlarını da getirdiler. Şahsen son yıllardaki zıt renk kombinlerinden çok yorulmuştum. Duru fakat kadını silik de göstermeyen yeni bir yaklaşım gerekiyordu. Sanırım birçok tasarımcı uzun süreli bir renk arayışına girdi ve en sonunda ten renginde hemfikir kaldı. Bu üzerine gönül rahatlığı ile yatırım yapılabilecek bir renk. Yatırım diyorum çünkü kullanılan materyali fazlasıyla ön plana taşıyor. Bu yüzden ucuza kaçamıyorsunuz." Öyle ya; düşes satenler, jakarlar, parlak ipekliler, yarı saydam ya da hareli organzeler, ipek jarseler, taftalar hep pahalı nüde renklere teslim. Daha da önemlisi şıklıkla kalitesizlik arasındaki sınırı belirleyen son derece önemli bir nüansa sahipler. Bu nedenle de ödediğimiz her kuruşa değiyorlar. Şekil, form ya da biçim olarak ise ekstra bir özen gerektirdiklerinden giyildiklerinde haute couture hissi uyandırıyorlar.

Elizabeth Taylor'lı Kızgın Damdaki Kedi'yi ya da Butterflied 8'i düşünün. Etsanevi yıldız; bu filmlerde tüm vücudunu sımsıkı saran, kapalı ve münasip ancak seksapelini ikiye katlayan nüde renklerde elbiseler giyiyordu. "Yeni nesil işte o sınırı yeniden keşfetmeye çalışıyor. 1933 yapımı King Kong'daki Jessica Wray da en tehlikeli sahnelerde benzer giyim tarzı ve renk kullanımı ile aynı etkiyi gösterir" diyor Alberta Ferretti. Bunda da haksız sayılmaz...

711
Alıcı adı
Alıcı E-postası
Gönderen Adı
Gönderen E-postası
Facebook Yorumları
YORUMLAR